20160403-DSC_0123

Kızım Şirin şu an 15 aylık ve 1 seneyi geçkin annelik serüvenimde dönem dönem değişkenlik gösteren yarışlarla karşılaştım çevremde. Şunu gördüm, anneler ve babalar koşulsuz yarıştırıyorlar çocuklarını. Genelde rahatsız edici bir durum olsa da, sadece izlenirse eğlenceli olabiliyor 🙂 Ben bu yarış/rekabet konusunu bebeğin gelişim dönemlerine ayırıp incelemek istiyorum. Hatta doğumdan az öncesinden alıyorum mevzuyu müsaadenizle (Biraz abartı içerebilir:) :

Gebelik süresince:

  • Boyu, kilosunu kaç diyor doktorlar? Bizimki 2 hafta önden gidiyordu.
  • Kaç kilo aldın? Ben tam 30 kilo almıştım. (Aldığı kilo fazlaysa fazlalığıyla, yok hayır fit bir hamilelik geçirdiyse fitliğiyle övünür)

0-3 ay:

  • Sizinki kaç kilo doğdu? Bizimki 4348 gram doğdu. Hm neyse üzülmeyin, toparlar.
  • Mama veriyor musunuz? Biz hiç mama vermedik.
  • Normal mi doğurdun, sezaryen mi?
  • Gece uykusu nasıl? Ay bizimki sabaha kadar uyurdu.

3-6 ay:

  • Emzik veriyor musun? Bizimki emzik kabul etmedi.
  • Sütün oluyor mu? Falanca yemek süt yapar, bol bol ye.
  • Gece uykusu nasıl? Ay bizimki sabaha kadar uyurdu.

6-9 ay:

  • Dişi çıktı mı? Bizimki 4 aylıkken çıkarmıştı.
  • Emeklemeye başladı mı? Bizimki emeklemeden yürüdü.
  • Nası? Yoruyo mu? Bunlar iyi günlerin. Bol bol dinlen!
  • Gece uykusu nasıl? Ay bizimki sabaha kadar uyurdu.

12-18 ay:

  • Yaşına geldi mi? Ay çok küçük ama..
  • Emiyor mu hala? (Buna cevap yok 🙂  
  • Ne zaman yürümeye başladı? Bizimki filanca ay yürümeye başladı. Ay bi de baktık yürüyor pıtır pıtır.
  • Gece uykusu nasıl? Ay bizimki sabaha kadar uyurdu.

Şimdilik buraya kadar yazabildim. İleriki dönemlerde bana sorulan sorular çeşitlenecektir, buna hiç şüphem yok ama gece uykusu sorusunun yeri sabit kalacak gibi görünüyor 🙂

Bir diğer mevzu olarak da geçen gün parkta kulak misafiri olduğum diyalogdan bahsetmek istiyorum. Konuşma iki anneanne/babaanne arasında geçiyor:

-Bizimki çok hareketli.

-Bizimki durmuyor.

– Şimdi hareketli başka, durmuyor başka.

– Valla hiç durmuyor.

– İşte! Bizimki hareketli.

– Bizimki de hareketli.

– E kuzu gibi duruyor ya salıncakta?

– Şimdi dışarda diye böyle, yoksa hem hareketli hem durmuyor.

Ben de hakem olarak çıkıp birini birinci ilan edecektim ki birden sadece parkta olduğumu anımsadım 🙂 Yoksa madalyamla birlikte sahneye çıkmaya hazırlanıyordum, babaannelerden birine madalyayı takıverecektim. Layık değildi ama.. 🙂 Bu arada, biri diğerine, “Valla en kötü sizinkisiymiş gerçekten, benim torunu solladınız hiperaktivitede, bravo” dese benim takacağım madalyadan daha büyük bir etki yaratırdı.

Neticede, çocuklu ortamlarda her an tanık olduğum bu rekabet sadece ebeveynler arasında yaşanmıyor, anneanne/babaanne ve dedeleri hatta bakıcılar arasında bile oluyor. Ama ne oluyor? Sonuçta bebekler yarışıyor!

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *