Bebeğimiz doğduktan sonraki 3 ayını bu soruna çözüm aramakla geçirdik, neler yaptık, neler okuduk, neler dinledik.. Çaresizlik herşeyden kötüydü. Ne yapacağını bilememek, beraberinde yetersizlik duygusunu getiriyordu; “Yapılacak birşey var ama ben yapamıyorum galiba” hissi hakim oluyordu bizde ve daha kötü hissediyorduk. Bebeğimizin kötü hissetmesi de ziyadesiyle bizi üzünce, sınava 1 gün kala ders çalışır gibi bütün ders notlarına saldırıyorduk adeta.. huh, neyse ki geçti..
 

Öğrendiklerimiz, çıkarımlarımız:

1. Büyükleri asla dinleme. Çünkü onlar sadece fikir üretiyorlar. Bebek sussun diye tahminde bulunuyorlar: “Yazııık, gazı var bunun..” Oysa ki belki başka birşeyden ağlıyor. Kimseyi dinlemeyin, bebeğinizi en iyi tanıyacak kişi siz olacaksınız.

2. Uykusuzluk ve uykuya dalamama gaz sancısı ağlamasıyla en çok karıştırılan şeylerdir. Birinci maddeyi de içerisinde barındırıyor şu an burada yazacaklarım. Gaz sancısı olduğunda bebek bacağını yukarı doğru çeker. Ancak uyku huysuzluğu yaptığında da bebek huzursuz hareketler yaptığı için bu gaz sancısı sanılabilir başkaları tarafından. Bebeği en iyi gözlemleyecek kişiler anne ve babalardır. Doğduktan 1 ay sonra anne-baba artık uyku mu gaz mı ayırımını yapacak kıvama gelebilirler. Yeter ki başkalarını dinlemesinler. Ben şimdi geriye baktığımda bebeğimin ilk 3 ayındaki çoğu huysuzluğun gaz sancısı değil uykusuzluk olduğunu üzülerek fark ediyorum..

3. Gaz dediğimiz şey yutulmuş havadır. Bizim bebeğimiz yutkunurken, ağlarken filan göz göre göre hava yutardı, içimiz acırdı. Bunlar sonra gaz sancısı olarak bize geri dönerdi. Yapılması gereken tek şey, beslendikten sonra bebeğin sırtına vurarak ağzından gazının çıkmasını sağlamak. Kıyamayıp hafif hafif vurursanız gazı çıkmaz. İyice kuvvetli bir şekilde vurmak gerekiyor ve beline doğru değil daha yukarılara doğru, aşağıdan yukarıya pat pat şeklinde.

4. Ne yaptıysanız yapın yine de gazı olduysa gaz masajı yapılmalı. Biz bunu artık rutin haline getirmiştik nerdeyse mecburen. Youtube’da ya da google’da arattığınızda bir sürü gaz masajı nasıl yapılır videosu çıkıyor. Biz de youtube’dan bulduğumuz vidyodaki masajı uyguladık, buraya tıklayarak izleyebilirsiniz. Bu arada videodaki bebek kuzu gibi, tabi ki gazı olan bir bebeğin öyle durması imkansız 🙂

5. Kolikle gaz sancıları tabirleri aynı şeyler değillerdir. Kolik, sağlıklı bir bebekte günde üç saatten daha uzun, haftanın en az üç günü yineleyen ve en az üç hafta süren ıkınma, huzursuzluk ve ağlama olarak tanımlanır ve sebebi boş organların kasılmaları şeklinde bilinir. Gaz sancısı ise sadece gaz sancısıdır, sebebi, çözümü bellidir.

6. İlk 10-15 gün gaz sancıları başlamaz. Sindirimin başlamaya başladığı 10-15 günden sonra başlayabilir. Sanıyorum ki her bebekte öyle ya da böyle bir gaz sancısı yaşanıyor. Şiddeti bebekten bebeğe değişiyor ama çok bebek sanıyorum bunu yaşıyor. Bu sancıların bitmesi de 3 ayı buluyor. Bazen daha fazla sürdüğü oluyormuş. Ayrıca, katı gıdaya geçişle birlikte de gaz geri gelebiliyor ama o eski kötü günlerdeki gibi değil 🙂 Bebek en azından kendi başına rahat hareket edebildiği için ve dönebildiği için gazı kendi başına çıkarması kolay oluyor.

7. Gelelim neler kullandığımıza, neler öğrendiğimize. Öncelikle kullandığımız ilaç, krem, bitki vs.lerin neler olduğunu yazmadan şunu söylemeliyim ki; neyin işe yarayacağını bulmaya çalışırken zaman geçiyor. Bence bu ürünler ebeveynleri oyalamaya yarıyor 🙂 Şaka bir yana, hiç biri tamamen işe yaramıyor bence ama kısmen de olsa rahatlatıyor. “Asla bebeğime gaz sancısı için birşey kullanmam, küçücük bebeğe ilaç milaç veremem” diyen ben, bebeğimin çektiği acıyı görünce tükürdüğümü yaladım 🙂 Bakalım neler denemişiz, bizim denediğimiz sırayla:

  • Nurse Harvey’s: Bu bir şurup. Dereotu yağı ve kimyon yağından yapılıyor. Bu şurup bebeğimize fayda etti mi etmedi mi hiç bir şey anlamadık ve kullanmamaya karar verdik. Ancak emziren annenin de kullanabileceğini öğrendik ve geri kalanını ben içtim günde birkaç kaşık.
  • Anason ve rezene çayları: Bunlardan da demleyip soğutup bebeğime içirdim. Kendim de içtim. Faydasını galiba görmedim ya da eser miktarda gördüm diyelim. Böyle olunca bebeğime kullanmayı kestim 3-4 girişimden sonra, sadece kendim içtim ara sıra yemeklerden sonra.
  • Kimyon: Bunu sabah kahvaltımdan önce bildiğiniz bir tatlı kaşığı suyla yutuyordum. Sonra kebap yemişim gibi geğiriyordum bütün gün:) Bu kimyon işine 3 aydan fazla devam ettim, yaklaşık 4 aya kadar diyebilirim. Faydasını gördüm mü görmedim mi hiç bilemiyorum ama ya faydası oluyorsa diye korkumdan kesemedim.
  • Kayısı: Kuru kayısıyı sıcak suda ıslayıp, suyunu içiyordum, kayısıları da yiyordum haftada birkaç sefer. Bunun da sütümden bebeğime geçeceğini ve onu rahatlatacağını düşünerek kesmedim, zaten de ilaç olmadığı için yapılabilir birşeydi.
  • Acı elma yağı: Aslında adaçayı bitkisinin yağı ama neden acı elma diyorlar bilmiyorum, diğer ismi olsa gerek. Neyse. Bu yağı, çok ağladığında sürüyorduk göbeğine ve yukardaki videoda gösterdiği gibi masaj yapıyorduk yağla. Bi yarım saate gazını ve bazen kakasını yapıyordu. Ama hiç bir zaman bizim için gazını çıkarması rahatladığı anlamına gelmiyordu tamamen. Yine devam..
  • Wind-Salbe: Bu krem kimyon yağından yapılıyor ve artık Türkiye’de satışı yok maalesef. Alman ürünü bir krem. Yakın bir arkadaşım vasıtasıyla Almanya’dan getirttik biz, hatta hediye ettiler bunu kızıma 🙂 Bu da aynen acı elma yağı gibi kullanılıyor.
  • Biogaia: ‘Biyogay’ diye okunuyor. İçerisinde probiyotik bakteriler var, buzdolabında saklanması gerekiyor bu sebepten. Kefir gibi birşey yani. İlaç kapsamında bile sayılmayabilir. Bebeğin bağırsak florası için hem faydalı, hem de bizzat etkilerini gördük, bebeğimizi rahatlattı ama tamamen geçirmedi. Günde 5 damla veriyorduk, sabahları, açken. Bebeğimiz 3. ayını doldurduğunda tesadüfen bitti bu damla ve o gün sancı yaşamadık. Sonra da yenisini almadık.
  • Sab-Simplex: Bunu da 2. ayda kullanmaya başladık. Doktorumuz, her seferinde 7şer damla olmak üzere günde 4 sefer kullanabileceğimizi söylemişti. Ama biz 1 ya da 2 sefer kullanıyorduk. Genelde sabah ve akşam yatmadan şeklinde. Biogaia’ı kullanmayı 3. ayın sonunda tesadüfen bırakınca bunu da keselim dedik, bir cesaret geldi bize 🙂 Baktık kötü birşey olmuyor, devam etmedik 🙂
  • Muskat cevizi: Bir yerlerden bunun rendelenip bebeğin emziğine sürülerek verildiğini okumuştum, bebeği sakinleştiriyormuş ve gaz sancılarına birebirmiş. Sonra iyice araştırdım ve muskat cevizinin biraz da kafa yaptığı için böyle bir etki yarattığını  öğrendim. Kafa yapacaksa bana yapsın diye ben yiyordum. Tesadüfen karşılaştığım bir anne, akşamları çorbasına rendelediğini söylemişti. Çorbamın tadını bozmaya gerek görmedim, direk ısırarak birkaç çimdik yiyordum ben 🙂 Bunu da yaklaşık 4. ayına kadar kullandım.
Bütün bunları doktorumuza danışarak kullandık tabi ki, siz de kendi başınıza kullanmayın. Uzman bir doktorla mutlaka konuşun. Gazsız, tuzsuz günleriniz olsun..

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *