Evime hoşgeldim. Yoksa 6 hafta boyunca oturacağım kanepeme ve sehpama mı demeliydim? 😀

Hastanede çok durmadık zaten, 1 gece kaldıktan sonra ertesi gün evime postaladılar beni. Hastane hareketli, eğlenceli ve yoğun geçti. Refakatçi olarak arkadaşım Çisem kaldı yanımda, pijama partisi yaptık birlikte filan gibi ayrıntılar 🙂

Gelelim hastane sonrası Şirin’le yaşadıklarımıza:

Şirin’in okulunda tanıtıcı bir mizansen yapılmıştı benim durumumla ilgili (Damla hanım ne yapacağını biliyor vesselam). O sebepten bir aşinalığı vardı insanların başına bu tarz şeylerin gelebileceği ile ilgili. Ayrıca Şirin’in de kolu kırılmıştı 14 aylıkken, alçının nasıl birşey olduğunu hala unutmadı o sebepten. Bandaj, streç film filan hep alçı demek onun için 🙂

Gel gelelim dün Şirin okuldan geldiğinde beni ilk defa böyle gördü. Bacağımdaki dikiş yerleri kapalıydı ama bandajım sarılı değildi. Şirin beni bacağımı uzatmış, ‘garip’ bir halde görünce biraz şaşırdı, birden yüzü düştü ve “Anne pantolonunu giymemişsin” dedi. Ben de onun anlayabileceği bir hikaye uydurmuştum, onu anlatmaya başladım.

“Yürürken ayağımı taşa çarpmıştım Şirinim. Canım biraz acıyınca doktora gittim. Doktor bacağıma iğne yaptı, yara bandı yapıştırdı ve bacağıma sarmam için bu bandajı verdi. Sonra bir de yürüteçle yürümemi söyledi bir süre. Şimdi iyiyim.”

İlk başta kabullenemedi tabi ki. Bandajımı sardık. Dokunmak için hamleler yapmaya başladı. “Merak mı ettin alçımı?” diye sordum ben de, “gel birlikte dokunalım”. Ağlamaya başladı sonra, sarıldık bir süre. Üzülmüş durumuma. Ben de bir daha söyledim ağrısının geçtiğini. 5 dakika sonra durumu kabullenmişti. Hatta odama gidelim mi birlikte dedi, “ben scooterımla gideyim, sen bunla yürü”. Bu dediği benim ‘walker’ım 😀

Sonra üzerine dergi örttü, belki geçer böyle dedi. Çok sevimli. Elinden geleni yaptı benim için. Onun iyi kalbini görmek çok büyük mutluluk..

İlk günümüzü böyle atlattık. Bakalım zaman bize neler gösterecek..

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *